Lokasyon

Yakındaki Harika Yerler

Alkoçlar Raya, size yalnızca eşsiz bir doğanın kapılarını değil, benzersiz bir tarihin, kültürün, lezzetin doğal mirasında kapılarını da açıyor.

Şairin dediği gibi; yüzlerce çeşmenin serinliği, ovanın yeşilliği, göğün mavisi ve mimarilerin en ilahisi... Anadolu’nun cennet köşesi, evliyalar ve efsaneler şehri Bursa, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkenti. Alkoçlar Raya’daki her döneminiz, Bursa’da bambaşka bir keşif demek.

Bursa Ulu Cami

Bursa Ulu Cami

Evliya Çelebi’nin deyimiyle Bursa’nın Ayasofya’sı. 20 kubbeli Bursa Ulu Cami’deki en eski eser, 1399’da yapılan ve Selçuklu geleneğinin en güzel örneği kabul edilen kündekâri minberdir. 6 bin 666 parçadan oluşan minberin yan kanatlarındaki oyma ve kabartma motifler, güneş sistemini ve kâinatı sembolize ediyor.

Kozahan

Kozahan

Saçları salkım söğütlerin dalıdır. Kozahan, herkesin dert ortağıdır. 1492 yılında 2. Beyazit tarafından yaptırılan Kozahan, dünyanın ilk toplu alışveriş merkezi olarak bilinir. Kente yeni gelenleri de kentin her yerini karış karış bilenleri de muhabbetle kendine çeker. Çay, kahve, sohbet derken, Kozahan’da saatler su gibi geçer.

Irgandı Köprüsü

Irgandı Köprüsü

Zamanın köprüsü, sanatın köprüsü, yeni güne kavuşmanın, hevesle hayata karışmanın köprüsü bu. Dünyada sadece dört tane ‘çarşılı köprü’ var. Floransa’daki Ponte Vecchio ve Venedik’teki Rialto köprüleri en bilinenleri olsa da 1442’de yapılan Irgandı Köprüsü, dünyanın ilk çarşılı köprüsü.

Osmangazi / Orhangazi Türbeler

Osmangazi / Orhangazi Türbeler

Dünya tarihinin iki şanlı hükümdarı... 800 yıl hüküm süren Osmanlı Hanedanı’nın kurucusu Osman Gazi ve babasının ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci padişahı olan Organ Gazi... Osman Gazi ile Orhan Gazi’nin türbeleri ilk inşa edildiğinde aynı çatı altındaymış fakat 1855 yılındaki depremle büyük bir yıkım yaşanmış ve 1863’te Sultan Abdülaziz tarafından ayrı ayrı yapılar olarak yeniden inşa ettirilmiş.

Yeşil Türbe

Yeşil Türbe

Bursa’nın zümrüt yeşili gözleridir o. İnsanın gönlüne huzur veren yemyeşil bir bakıştır Yeşil Türbe. 1421 yılında inşa edilen Yeşil Türbe’nin mihrabı gerçek bir sanat eseridir. Onu benzersiz kılan çinileri ise İznik çiniciliğinin şaheser örnekleridir. Tebriz’den gelen ustaların yaptığı bu çinilerin renginin sırrı hala çözülemiyor.

Soğanlı Botanik Parkı

Soğanlı Botanik Parkı

On binlerce çiçeğin, ağacın, türlü türlü bitkinin olduğu bir masal bahçesi burası. Bursa’nın mis gibi nefesi. Şehrin çiçek çiçek açan baharı burası. Japon bahçesi, İngiliz bahçesi, Fransız bahçesi, gül bahçesi, açelya orman gülü bahçesi, kokulu bitkiler bahçesi, kaya bahçesi, renk bahçeleri, şekilli bitkiler bahçeleri var Soğanlı Botanik Parkı’nda. Parkta ayrıca 17, 18 ve 19. yüzyıllara ait ünlü eski Bursa evlerinin benzerleri de görebilirsiniz.

Karagöz Müzesi

Karagöz Müzesi

Gölge oyununun dünyaca ünlü iki kahramanı Karagöz ile Hacivat. Burası da onların hatırasını sonsuza dek yaşatacak olan eşsiz bir müze; Türkiye’nin ilk ve tek Karagöz müzesi. Eski bir trafo binasından dönüştürülen Müze’de kukla galerisi ve tasvir yapım atölyesi de var.

Cumalıkızık

Cumalıkızık

Osmanlı’nın ilk yerleştiği yer burası. Bizans döneminin kalıntıları hala duruyor. Uludağ’ın eteklerinde misafirlerine enfes köy kahvaltıları hazırlıyor Cumalıkızık. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması ya da görenlerin onu Saint Paul de Vence’e benzetmesi boşuna değil, Cumalkızık’ın taş döşeli daracık sokaklarından yazın bile serin sular akıyor.

Mudanya / Trilye

Mudanya / Trilye

Türkiye’nin Portofino’su Trilye. Kendine tavşan kanı bir çay demleyip, denize ve ufka doğru binlerce yıllık şarkılar mırıldanan küçük ve büyüleyici bir kasaba. Zeytin ağaçlarının gölgesinde her misafirini sevgiyle kucaklayan ve enfes yemeklerle dolu sofrasına buyur eden bir kasaba. Geçmişi Misyalılar, Traklar, Antik Romalılar ve Bizanslılara uzanan Trilye’de tarihi yapılar bugün hala ayakta.

Gölyazı

Gölyazı

Tabiatın dünyadaki en güzel gün batımı manzaralarından birini hediye ettiği Gölyazı’nın eski adı Apolyont. Küçük bir balıkçı köyü burası, bir yarımada. Tarihi, Roma Dönemi’ne kadar uzanıyor. Taşlarında, köşe başlarında binlerce yıllık tarihin izleri hala görülüyor. Apollon Krallığı'nın merkezi olarak biliniyor. Gölyazı’da göle uzanan o daracık sokakların huzur dolu havasını soludukça içi pırıl pırıl oluyor insanın.

Önceki

Uludağ’ın Doğal Hazineleri

Sonraki

Uludağ’a Ulaşım